free web hosting | free website | Business Hosting Services | Free Website Submission | shopping cart | php hosting
 

ARTICLES & SPEECHES, 2001 - Present

 
 

Home

About the INPS

Focus on JMS

Important Announcements

Activities & Photos, 2001 - Present

Archival Photos

Press Statements & Interviews, 2001 - Present

Brief Messages & Letters, 2001 - Present

Articles & Speeches, 2001 - Present

Articles & Speeches, 1991 - 2000

Poetry

Display of Books

Bibliography 1991 - 2000

Bibliography 1961 - 1990

Documents of Legal Cases

Defend Sison Campaign

Letters to Jose Maria Sison

Feedbacks

Links

 


Validity and Relevance of the October Revolution

By Prof. Jose Maria Sison
at the Forum to Celebrate the 90th Anniversary of the October Revolution
in The Hague, The Netherlands, 02 December 2007
Turkish translation by Aliyah

21. yy'da ki zorluklara yanit olarak Ekim devrimin geçerliligi ve özelligi

Filipin Komünist Partisinin kurucu baskani Jose Maria Sison

Ben Ekim devrimini hangi objektif ve sübjektif kosullarin getirdigini, Ekim devriminin süren geçerliligini SB'nin ve diger revizyonist- yönetimi altinda olan devletlerin dagilmasini ve 21.yy'da ki kosullariyla Ekim devriminin geçerliligi ve mesrulugunu tartismayi öneriyorum.

1. Ekim devrimini ortaya çikartan objektif ve sübjektif kosullar

20.yy'dan itibaren, dünya, emperyalizm ve proleter devrimler çagina girmeye basladi. gelismis kapitalist ülkelerde tekelci kapitalizm hakimiyeti sagladi. Mali sermaye banka ve sanayi sermayesinin birlesmesiyle ortaya çikti. Artik sermayenin ihraci meta ihracindan daha bir önem kazandi.
 

Emperyalist ülkelerin tekelci sirketleri birbirleriyle karteller, tröstler üzerine birlesik ve rekabetçi bir sekilde yaristi. Sömürgeci ve emperyalist ülkeler dünyanin diger kismini politik açidan sömürge, yari-sömürge ve bagimli ülkeler olarak ve hammadde kaynagi olarak, ve yine ekonomik olarak pazar alanlari ve etkili bölgeler olarak adlandirmaktadir. Ama yine de onlar dünyayi yeniden paylasmak için aralarindaki mücadeleyi sürdürdüler buda aralarindaki güçler dengesinin degismesinden kaynaklidir.

Tipki serbest kapitalist rekabet dönemindeki burjuvazi gibi, tekelci burjuvazi de "serbest ticaret" slogani kullanarak yabanci pazarlara girdi ve yurt disinda dolayli ve dolaysiz yatirimlari genisletti. Ancak onlarin arasindaki rekabette, emperyalist güçler ekonomik olarak korumaci ve politik açidan saldirgan olmaya basladi. Onlar kendi milli menfaatleri için ilk emperyalist savasa girdi, I. EPS.
 

Kautsky ve onun ardillari II. Enternasyonalde hakimiyeti kazandi o, dünya çapindaki emperyalist sermayenin büyümesini pre-kapitalist formasyonlarin çözülebilmesi için sürekli olarak devam eden tek yanli bir süreç olarak yorumladi ve geri kalmis ülkelerdeki sanayiyi dis sermayenin etkiledigini söylüyordu. Ancak Lenin dogru olarak kapitalizmin dengesiz ve düzensiz gelistigini, asiri üretim sonucunda kriz olustugunu ve yine emperyalizmin çürümüs, saldirgan ve yikici karakterini ortaya koydu.

Kautsky'nin oportünist ve revizyonist çizgisini reddetti, ki onlar sosyal sovenizmi, sosyal-pasifizmi ve sosyal-emperyalizmi tesvik ediyorlardi.Bolsevikler Paris Komününden çikardigi derslerle sinif mücadelesinin proletarya diktatörlügüne götürmeyi zorunlu kildigi gerçegini ortaya koydular. Proletarya halklara önderlik etmek ve Rusya'da Büyük Sosyalist Ekim Devrimini gerçeklestirmek için iyi hazirlandi.

Feodalizmin ve ortaçag ruhunun ortasinda bulunan ve sanayi açidan gelismelerin oldugu birkaç adaya sahip olan bu kocaman ülke emperyalist güçler arasinda en zayif olaniydi ve kendisinden daha güçlü olan ve rekabet içinde bulunan emperyalist güçlerin penetrasyonuna (içe isleme) ugradi ve maniple edildi.

Ayni zamanda da, Rus imparatorlugu kendi sinirlari içerisinde uluslari ve halklari ezme ve baski altinda tutma konusunda.oldukça zalimdi. Proletarya ve halklar feodalizmi ve ortaçagi temsil eden Çarlik ile mücadele etmek zorunda kaldi Çari burjuvaziyle modern sanayi sektörü yönlendiriyordu ve devimin atesini söndürmeye çalisiyorlardi..

Lenin Rusya'daki yoksul ve vahim kosullari gördü. Bolsevik partiyi kurarak genis yiginlarin Çarligi yikip isçi-köylü diktatörlügünü kurmasina önderlik etti. Bu mücadelede proletaryanin en sadik güvenilir ittifak gücünün yoksul köylülük oldugunu ortaya koydu. Topragin millilestirilmesi ve toprak reformunu,proletaryanin 8 saatlik is günü talebini gerçeklestirdi.

Lenin iki asamali devrim teorisini öngördü. Önce proleter önderlikli burjuva demokratik devrimi sora da sosyalist devrimi gerçeklestirdi.. Böylesi iki asamali devrime önderlik edebilmek için isçi sinifinin önderliginde isçi-köylü ittifakinin kurulmasi ve kizil ordunun yaratilmasinin gerekliligini gördü. Çünkü devletin askeri ve bürokratik aygitini yikmak için bu gerekliydi.Ve nitekim Bolsevik partisi.bu ugurda yürüttügü savasimda zafere ulasti., ve yeryüzünün altida biri (1/6) üzerinde ilk güçlü sosyalist ülkeyi insa ettiler.

2. Sovyetler Birligi ve diger sosyalist ülkelerin dagilmasina ragmen Ekim devrimi geçerliligini koruyor

Ekim devrimi, Bolsevik partinin, sosyalizmin gerekliligi için proletarya diktatörlügünün kurulmasi, iç savasa ve yabanci askeri müdahaleye son verilmesi, geçici önlemlerle ekonominin canlandirilmasi,sosyalist sanayinin insa edilmesi,tarimin kollektifizasyonu ve isçi sinifinin egitim ve kültürel sisteminin gelistirilmesi, Uluslararasi Komünist Hareketinin desteklenmesi, fasizme karsi mücadele ve devaminda II. Dünya Savasindan sonra ABD emperyalizminin tehditlerini göz önünde bulundurarak sosyalist devriminin gelistirilmesi ve insa edilmesi proletarya diktatörlügünün basarisi anlamina geliyordu..

Bu basarilar asla küçümsenemez. Dogu Avrupa, Asya ve baska yerlerdeki sosyalist devrimler Ekim devrimden, Sovyetler Birligin basarilarindan ve III. Enternasyonalin çalismalarindan esinlendi. Sovyetler Birligi hiç tartismasiz 1917-1956 yillar arasinda sosyalist bir ülke idi. Onun büyük basarilari bir gece içinde yok edilmesi mümkün degildi. Modern revizyonistler sosyalizmi devirmek ve düsürmek için ugrasti. Ve 1956 yilindaki Krusçev'in darbesiyle revizyonistler iktidara geldi, 1991'de kapitalizmin açik restorasyonu ve dagilmasina kadar revizyonistlerin iktidari sürdü.

Bolsevik partinin ve Sovyetler Birliginin olumlu deneyimler konusunda ögrenmesi gereken ilke ve dersler var, ama ayni zamanda olumsuz olan deneyimlerde "sol" ve sag oportünistler (Troçki ve Buharin) gibi ve Krusçev ve Gorbaçov modern revizyonistler gibi. Disaridan, emperyalistler Sovyetler Birligine bir dizi saldiri gerçeklestiriyordu, buna yabanci müdahale, ekonomik ve askeri abluka, fasist isgal ve soguk savas dahildir. Ancak modern revizyonizm Sovyetler Birliginin öldürücü düsmani oldugunu kanitladi, Sovyetler Birligini nihai olarak yok etti.

Simdiye kadar emperyalizme, klasik revizyonizm ve gericilige karsi mücadele etmek ve sosyalist devrimi baslatma ve insa etme konusunda, Ekim devrimi ve Lenin'in ögretisi günümüzde de geçerliligini ve özelligini korumaya devam ediyor. Ancak modern revizyonizme karsi mücadele etme noktasinda, Sovyetler Birliginin tarihinden ögrenmek ve dersler çikarmak zorundayiz. Bürokratlar entelektüeller nasil emekçilerden ayrildilar ve nasil sinif mücadelesini ve devrimci proletaryanin sinif durusunu terk ettiler. Bu baglamda, biz Mao'nun 1956'dan itibaren modern revizyonizme karsi verdigi mücadeleyi ve 1966'dan itibaren proletarya diktatörlügü altinda sinif mücadelesinin sürdürülmesini anlamaliyiz.

Mao'nun sürekli devrim teorisi ve pratigi de, modern revizyonizme karsi mücadele etmek, kapitalizmin restorasyonu engellemek ve Çin'de sosyalizmi saglamlastirmayi amaçliyordu. 1966-1976 yillari arasinda süren BPKD sirasinda bir çok zafer elde edildi. Her ne kadar sonunda yenilgi almis olsada, modern revizyonizmin getirdigi problemler ve bu sorunu çözmesi için sundugu ilke ve yöntemler noktasinda basariya ulasti. Devrimci proleterlere ögrenmek ve daha fazla gelismek için büyük bir firsat veriyor ve böylece eski sosyalist ülkelerin dagilmasi ve gelecekte çesitli ülkelerde kurulacak olan sosyalist toplumlarda kapitalist restorasyonun nasil önlenecegini gösteriyor ta ki; emperyalizmin dünya çapinda yok edilerek komünizme ulasana kadar.

Sosyalizmin dünya çapinda geçici bir yenilgi yasadigi bu süreçte, proleter devrimciler proletaryanin ve halklarin sosyalizmin devrimci amaci, geçmisi, bugünü ve gelecegi hakkindaki sorulara yanit olmak zorundadir. Onlar, emperyalistlerin ve gericilerin "sosyalizm öldü" alayci iddialariyla mücadele etmek zorundalar. Sovyetler Birligi ve diger revizyonist önderliklerin altindaki ülkelerin dagilmasinin ardindan, sosyalizminin düsmanlari, proletarya ve halklari demoralize etme amaci tasiyan teoriler ortaya attilar.

Bu teoriler söyle; "bilimsel sosyalizm diye bir sey olmadigi sadece ütopik sosyalizmin var oldugunu, kisisel aç gözlülügün sosyal konulardan daha fazla sosyal denge ve ilerleme getirebilecegini, tarihin sadece kapitalizme ve liberal demokrasiye kadar gidebilecegini, emperyalizm ve proleter devrimler çaginin sona erdigini, "neo -liberal küresellesme" küresel kapitalist gelismenin yolu oldugu ve ulusal kurtulus, demokrasi ve sosyalizm için halklarin mücadelelerinin bos oldugu", gibi uyduruk teoriler.

Gerçekte, dünyanin tam olarak modern kapitalizm ve proleter devrimler çaginin ötesine gidememesi modern revizyonizmin getirdigi sosyalizmin geçici ama büyük yenilgilerinden kaynaklidir. Küresel kosullar genel anlamiyla Ekim devrimden önceki kosullara göre geriledi o dönemde dünya proleter devrimin istihkamini olusturacagi bir sosyalist ülke olmamisti ve emperyalist güçler emekçi kitlelere yönelik istedikleri gibi davranabiliyorlardi.

Büyük sosyalist devletlerdeki modern revizyonizmin çöküsü ve nihayetinde kapitalist restorasyon oldugundan beri emperyalizm ve gericilik tarafindan emekçi kitlelere yönelik uygulanan baski ve zulüm bugün eskisinden daha kötüye gidiyor. Ama tüm dünya çapinda halklarin direnisi çogaliyor.

Kisa zaman içinde, emperyalist ülkelerdeki sermayenin yogunlasmasi ve merkezilesmesi, ekonomik ve mali krizin kroniklesmesi ve yogunlugu "neo-liberal küresellesme" adi altinda daha da kötülesti. Bu askeri harcamalarin çogaltilmasi, devlet terörü ve saldirgan savaslari getirdi. Hemen hemen I.Dünya Savasindan önceki kosullara döndük, büyük bir daginikligin yasandigi ve sosyalist ülkelerin bulunmadigi ama ilk sosyalist ülkenin ortaya çikmasinin baslangici oldugu kosullara benziyor.

Tekelci burjuvazinin baskisi ve sömürüsü oldugu müddetçe, orada dünya proletaryasinin ve halklarin direnisi de olacaktir. Burjuvazi ve proletarya arasindaki mücadele sürüyor. Ayni zamanda çesitli ülkelerdeki ulusal ve sinifsal mücadelelerin somut biçimleri de devam ediyor. Halklar bir avuç açgözlü tarafindan sonsuza kadar magdur edilmek istemiyor. Onlar emperyalizm ve gericilige karsi ulusal ve sosyal kurtulusu için mücadele ediyor. Ve onlar daha büyük özgürlük ve sosyal adaleti için çabaliyor ve bilimsel sosyalizmin ilkeleri altinda kazanmak ve devam etmek istiyor.

Proletarya için bir devrimci partinin ihtiyaci devam ediyor. Proletarya ve halklara devrimi asama asama gerçeklestirmek ve somut kosullar temelinde önderlik etmek için.. Marksist-Leninist çizgisini modern revizyonizme ve her türden sübjektivizme karsi güçlendirmek için. Parti genel politik çizgisi demokrasi ve sosyalizmi zafere götürecegi ve emperyalizm ve her türden gericiligin yenilecegi ve "sol" ve sag oportünizme düsmemeyi sagliyor. Örgütsel ilke olan demokratik merkeziyetçiligi takip ederek proleter devrimcilerin kolektif istegi ve maddi gücü üzerine yogunlasiyor.

Proletaryanin devrimci partisi çesitli mücadele biçimleriyle genis halk yiginlarini harekete geçirmek, örgütlemek ve toparlamak zorundadir. Mücadelenin en önemli biçimi en sonunda karsi devrimci devletin askeri ve bürokratik aygitini yikmak olacak ve isçi sinifi önderligi altinda somut kosullara bagli olarak proletarya diktatörlügü yada demokratik halk diktatörlügünü kurmak.

3. 21.yy'in kosullari ve meydan okumalarini degerlendirmek

Mevcut kosullar ve egilimler temelinde çok net görüyoruz ki, bir sonraki on yilda halklar esi görülmemis bir sekilde emperyalizme ve gericilige karsi ulusal kurtulus, demokrasi ve sosyalizm için mücadeleyi yogunlastiracaklar. 21.yy'da proleter devrimcilerin ele almasi gereken ana kosullari siralayalim; özellikle su anda bulundugumuz ilk öbegi. Bu yüz yil ya devrimci güçlerin gelismesinde büyük atilimlar için fazla uzun olacak (sürecek) yada sosyalizmin kapitalizmi yenmek için lazim olan tarihsel zamani kisa olacak.

Ilk olarak hemen belirtelim ki; revizyonisti sistemin dagilmasi dünya kapitalist sisteminde siddetli bir krize yol açti ve emekçi halklarin emperyalizm ve gericiligin azgin baski ve sömürüsüne ugramasina neden oldu,. Göze çarpan da, ABD, ekonomik kriz siyasi kargasa ve saldirgan savaslar olusturmak konusunda basi çekmektedir. O neredeyse tüm eski revizyonist-yönetimli ülkelerin tam entegrasyonuyla açikça görünen genisletilmis dünya kapitalist sistemini komuta eden süper güç olarak esi görülmemis bir rol oynuyor.

Ancak dünya kapitalist sisteminin genisletilmesi aslinda bir dizi emperyalist güçlerin çogalmasina ve emperyalistler arasindaki çeliskilerin derinlesmesine yol açti. Dünya fazla emperyalist güçlere yer veremez. ABD'nin basini çektigi emperyalist birlik bir krize dönüstü,özellikle stagflasyon fenomeniyle, II. Dünya Savasinda kaybeden güçlerin 1960'larin sonlarinda kendilerini ekonomik olarak yeniden insa ettiklerinde ve güçlendikten sonra. Emperyalizmin oyun alaninda Rusya,Çin ve Hindistan'in büyük oyuncular olarak asil 7 guruptan olusan kurulusa eklenmesi ve esas olan OECD ülkeleri için, daha büyük bir kriz ve sorunlara yol açti.

Ikincisi, "neo-liberal" politikanin Kenyesizm altindaki stagflasyon problemini asma ve emperyalist güçleri daha kötü ekonomik ve mali krizden payandalasmak büyük bir yanilgiydi. Stagflasyonun sorunu devam ediyor ve yalnizca emperyalist ve gelismemis ülkelerdeki yükselen borçluluk üzerine giderildi. ABD'nin basini çektigi emperyalist güçler "neo-liberal küresellesme" politikasina bas vurdu (ekonomilerin millisizlestirilmesi, liberallesme, özellestirme ve taseronlastirma) bu faturayi dünya proletarya ve ezilen haklari üzerine çikariyorlar. Ve asiri üretim mali sermaye üzerindeki krizi siddetlendirdi ve derinlestirdi. Emperyalist güçler arasindaki rekabet koruyucu önlemlerin alinmasina yol açti, tipki I. Dünya Savasinda ve benzeri olarak II. Dünya Savasinda oldugu gibi.

"Neo-liberal küresellesme" politikasi öylesi kötü bir kriz yaratti ki ABD, askeri Kenyesizme bas vurma kosul getirdi. Bush yönetimi askeri üretimi çogaltarak ABD ekonomisini tesvik etti. Bu baglamda, savas, histeri, saldirgan savaslar ve devlet terörü "dünya çapinda terörizme karsi savas" ve sözüm ona "dolandirici devletlere karsi savas" bahanesiyle gerçeklestirildi. Ancak asiri askeri üretim noktasinda az is verme potansiyeline sahiptir. ABD ayni zamanda disaridan gelen bazi mallarin alisi konusunda yüksek bir kota uyguladi. Mevcut bütçe açigi genisledi ve büyük ölçüde disa yönelik olarak borçlandi.

Üçüncüsü, göze batan "neo-liberal küresellesmenin" yenilgisi bir tarafa, aslinda oda azgin tekellin aç gözlülüktür küçük burjuvazi"serbest piyasa" terimiyle maskeleme çalisiyor, tekelci burjuvazi düsünce ve politikasi küçük burjuva terimlerle temsil etmeye çalisiyor ve küçük burjuvazi ideolojiye kapisini açiyor sadece küçük burjuva kesimi degil ayni zamanda isçi sinifi sosyal, ekonomik ve kültürel gerçekler konusunda uyusturmaya çalisiyor. Nitekim, emperyalistler küçük burjuva reformistler tarafindan yönlendirilen hükümet disi örgütleri kuruyor ve "sivil toplum" diye ve halklarin payi devletlerin üçgenindeki "sosyal anlasma", büyük ticaret ve uysal nüfusu olarak adlandirir.

Tekelci burjuvazi genis bir yelpazede araçlar kullanmaktadir (kültürel ve egitimsel sistemi, kitle medya, seçimleri, siyasi kuruluslari, yardimseverlik kurumlari, dini kuruluslari ve benzeri) bu araçlari büyük burjuvazi ve küçük burjuvazinin düsüncelerini temsil ediyor, bu proletaryanin devrimci ideolojisi ve devrimci kitle hareketine karsi, sosyalizm için yeniden güçlenmeye karsi koyabilmek içindir. Elbette, çesitli küçük burjuva akimlar proleter maskelerin arkasinda saklaniyor, klasik revizyonizm gibi (sosyal demokrasi), Troçkizm ve modern revizyonizm hala duruyor ve tekelci burjuvazinin yanindadir. Gerçek Marksizm-Leninizm'in teori ve pratigini yok etmek istiyor.

Ancak tekelci burjuvazinin ideolojik ve politik olarak akillica tuzaklar kuracak olsada, dünya kapitalist sisteminin krizi kötülestikçe bunlar bosa çikiyor ve proleter devrimciler ve devrimci kitle hareketi yeniden güçlenmeye basliyor ve devrimci mücadeleyi daha fazla gelistiriyor. Ekim devrimine bir giris olarak, 1905'in yenilgisinden 1917 Subat devrimine kadar Bolsevikler küçük ve zayiflardi, onlarin bugünkü proleter devrimci torunlari benzeri sekilde görünüyor, özellikle 1989-1991 revizyonist-yönetim sistemlerinin dagilmasinin ilk ürünü olarak. Ancak bir kez daha proletarya ve halklar için devrimci güçlerin yeniden güçlenmenin objektif kosullari el verislidir.

Dördüncüsü, "neo-liberal küresellesmenin" destegiyle üretimde ve tüketimde daha fazla teknolojik kullanim birkaç emperyalist ülkedeki sermayenin yogunlasmasi ve merkezilesmesini hizlandirdi. Bu ise çesitli mallarda ve servislerde asiri üretim krizini kizistirdi. Asiri üretimin her krizinin ilk ürünü olarak sürekli issizlik ve maaslarin düsürülmesi geliyor. Üretim güçlerinin yikilmasi üretimin genisletilmesi ve yeniden ise alma yeni bir tur ile çözülmeyecek.

Tekelci burjuvazinin çikarlarini genisletmek, sermayeyi yükseltmek ve emegin degisken/degisen sermayenin düsürülmesi ancak asiri üretim krizin kizismasini pazarin daha da daralmasi sonucunu getirecektir. Yüksek teknolojik ihtiyaçlara göre belirlemesi ve Pazar talepleri için kullanilmasi, üretimin genisletmesi ve dagitimin çogaltilmasi sosyalizm için uygundur ama tekelci kapitalizm için uygun degildir.

Toplama, depolama, isleme ve iletisim enformasyon ve bilinç için kullanilan yüksek teknoloji esas olarak tekelci burjuvazinin kontrolü altindadir. Bu tür teknoloji, tekelci burjuvazinin ideolojik ve politik küçük burjuvazinin anlatimlariyla süslenerek yükseltmek içindir, kendi menfaatleri için küçük burjuva ideolojisini propaganda ediyor ve kamuoyunu tüketicilik, spor ve eglence üzerine isgal ediyor. Bilgileri yayabilmek için personel, bilgisayar ve baska küçük aletlerin çogu küçük burjuvazinin elindedir, özelliklede profesyonel çalisanlar ve resmi egitimini yüksek seviyede okuyan gençlik için. Her neyse, dünya kapitalist sisteminin krizi kötülestikçe, küçük burjuvazi hosnutsuz olmakta ve daha fazla emekçilerin emperyalizme ve gericilige karsi kurduklari birliklere katilma egilimi göstermektedir.

Besincisi, dünya isçi sinifi ve emperyalistler ve gericiler arasindaki çeliskiler yogunlasiyor. Ayni zamanda ulusal bagimsizlik isteyen ülkeler ve emperyalistler arasindaki çeliski de. Emperyalist güçler dünya emekçi kitlelerine yönelik olarak kendi aralarindaki iliskileri uyum haline getirmek için kurduklari ekonomik ve politik kuruluslarda gittikçe anlasmazliklari çogaliyor.

Dünya kapitalist sisteminin "neo-liberal küresellesme" politikasi adi altinda devam eden krizin kizismasi emperyalist güçlerin Kenyesizm'ye bas vurmasina yol açabilir, daha fazla devlet tekelci kapitalizme, yogunlasan tekelci rekabete ve korumacilik ve dünyayi yeniden paylasmak için saldirgan savaslara.. Emperyalistlerin kendi aralarindaki çeliskilerin yogunlasmasi dünya proletarya ve halklarin direnisi için daha fazla el verisli kosullar sagliyor.

Proletaryanin devrimci partileri tüm ülkelerde halklarin direnislerine önderlik etmek zorunda, hem emperyalist ülkelerde hemde bagimli ülkelerde. Emperyalist güçlerin rekabetinin yogunlasmasi her emperyalist ülkedeki krizi derinlestiriyor. Proletarya her ülkede yasadigi kötü kosullardan kaynakli grevler, protesto eylemleri ve baska eylemlikler üzerine direnisler yogunlasmaya basliyor. Emperyalist talan ve savasta ezilen kesim olan emekçiler, ezilen haklar ve uluslarin silahli devrimlerle ayaga kalkmasi gerekiyor

Mevcut kosullarin krizi tekelci kapitalizme ve yerel gericilige karsi mücadele olusturuyor. Ancak parti üyelerini kazanmada ve gelistirmede, proletaryanin devrimci partileri, onlara sosyalizmi kurmanin ve proletarya diktatörlügü altinda devrimin devaminin tarihsel misyonunu kavratmak zorundadir. Düsmanin "sosyalizm ancak bir noktaya kadar basarili olur ve sonrada yikilir" yalanina karsi propaganda yapmak bir ihtiyaçtir. Proletarya ve halklara modern revizyonizm ve kapitalist restorasyonu engellemenin mümkün oldugunu ve sosyalizmin tekrardan güçlenecegini, dünya çapinda emperyalizm üzerinde hakimiyet kurulacagini ve sinif savasiminin komünizme kadar devam edecegi propagandasini sürekli yapmaktir.

Not:: yaziyi düzeltmede mümkün oldugu kadar öze bagli kalmaya çalistik, ama yine de yanlis anlamadan kaynakli olarak farkli tarzda yorumlara girmis olabiliriz. Dolayisiyla yeniden bir karsilastirmaya ihtiyaç vardir. Karaladigimiz bölümleri ise anlayamadigimiz için düzeltemedik. O bölümleri bir arkadasa tercüme ederek üzerinde gereken uygun düzelmeleri yapabilirsiniz. Selamlar.

return to top

back



what's new